KOCAELİ (İGFA) – Konuşmasına eğitim sistemine yönelik tenkitleriyle başlayan Altay Cem Meriç, çağdaş eğitimin bireyi bilgiyle donatmaktan çok, özgüvensiz ve mesleksiz bir profil hâline getirdiğini söyledi. Meriç, “Eskiden hassasiyet noktası olan pek çok şeyi kaybettik. Sert bir fırça eğitimden kalktı. Halbuki pek çok insan bilir ki fırça yemeden meslek öğrenilmez. Bugün 22 yaşına gelmiş, hâlâ sabah kalkamayan, tempo koyamayan bir gençlik profiliyle karşı karşıyayız” dedi. Meriç, “Eğitim tabanının genişlemesi, kaliteyi düşürdü” diyerek bilhassa mesleksel yönlendirmenin yetersizliğine işaret etti.
“USTA-ÇIRAKLIK EĞİTİMİN TEMELİDİR”
Bilgiye ulaşmanın yalnızca okul sistemleriyle değil, yaşayarak ve çalışarak kazanıldığını belirten Meriç, “Usta-çırak bağının eğitimden kaldırılması farklı bir insan türetti. Hiç fırça yememiş, hiç çalışmamış bu insan, 20 saatlik mesai yapabilir mi?” dedi. Söyleşide verdiği örneklerle, disiplinli ve sabırlı eğitimin ehemmiyetine dikkat çeken Meriç, “Fırçalama” kavramını bir şiddet aracı değil, eğitimin ciddiyetini simgeleyen klâsik bir bedel olarak tanımladı.
“HATIRAT OKUYUN, BİR İNSANIN OMURİLİĞİNİ TANIRSINIZ”
Söyleşinin sonunda dinleyicilere kitap tekliflerinde bulunan Altay Cem Meriç, bilhassa hatırat okumanın, ferdî gelişim ve tarihî şuur açısından büyük ehemmiyet taşıdığını vurguladı: “Hatırat, bir insanın omuriliğini okumaktır.” Altay Cem Meriç’in söyleşisi, Akçakoca Salonu’nu dolduran çok sayıda kitapsever tarafından ilgiyle takip edildi. İştirakçiler, söyleşi boyunca notlar alıp Meriç’e sorular yöneltti. Programın sonunda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Meriç’e teşekkür plaketi takdim edildi.
