GAZİANTEP (İGFA) – Tasavvuf musikisinin manevi derinliği ve semanın sembolik manası ile zenginleşen aktiflikte, Antepli divan şairlerinin yapıtlarından seçilen gazellerin tasavvuf musikisi icraları dinleyicilere sunuldu. Böylelikle hem Mevlana’nın üniversal bildirisi hem de Gaziantep’in divan edebiyatına katkıları bir ortada hatırlatıldı.
Etkinlikte ayrıyeten, Gaziantep Sanat ve Meslek Eğitim Kursları’nda (GASMEK) eğitim gören kursiyerler tarafından hazırlanan 30 yapıttan oluşan Hüsn-ü Sınır Standı sanatseverlerle buluştu. Klasik İslam sanatlarının en şık örneklerinden biri olan çizgi sanatı, kursiyerlerin emeği ve ustalığıyla izleyicilere estetik bir şölen sundu.
Programın bir başka kıymetli kısmı ise Gazikültür Yayınları tarafından yayımlanan, Zeyneb Türkoğlu’nun kaleme aldığı “Gaziantep’te Dini Musiki” isimli kitabın tanıtımı oldu. Bu eser, kentin varlıklı dini musiki geleneğini belgeleyen ve akademik açıdan değerli bir kaynak niteliği taşıyor.
Etkinlik aracılığıyla hem Mevlana’nın müsamaha, sevgi ve birlik davetini tekrar gündeme taşımak hem de kentin kültürel mirasını sanatın farklı kollarıyla buluşturmak amaçlandı.
Gazikültür AŞ Genel Müdürü Halil İbrahim Yakar, Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin doğumunun 818’inci yıl dönümü münasebetiyle düzenlenen programda yaptığı konuşmada şunları aktardı:
Gaziantep’te Mevlevihane denince akla Tekke Cami gelir. Ancak aslında Şirvani Camii de bir Mevlevihanedir. Burası da ibadete açılmıştır. Tekke Camii’nin kitabesinde Farsça bir tabir var: ‘Bişnev ez ney’ yani Mesnevi’nin birinci mısrası. Bu mısradaki harflerin toplamı caminin yapılış tarihini verir. Bu, Mevlana Hazretleri’nin manevi izinin asırlar öncesinden bu topraklara yansıdığını gösterir.”