MUĞLA (İGFA) – Doğayı, insanı ve hayatı tehdit eden yabanî madencilik ile termik santrallerin neden olduğu çevresel ve sıhhat problemlerinin bilim insanları, mahallî yöneticiler ve uzmanlar tarafından ele alınacağı sempozyum, bu alandaki en kapsamlı tartışma platformlarından biri olacak.
Sempozyuma Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Milas Belediye Lideri Fevzi Topuz, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, akademisyen, tabip ve sivil toplum gönüllüsü Prof. Dr. Ahmet Tuncay Turgut, Kırsal Etraf ve Ormancılık Meseleleri Araştırma Derneği’nden Ahmet Demirtaş, emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Osman Karababa, EGEÇEP Eş Sözcüsü Av. Arif Ali Cangı, TMMOB Muğla İKK temsilcisi Coşkun Çatalkaya, Tabip Dr. Çağlayan Üçpınar, Temiz Hava Platformu temsilcisi Deniz Gümüşel, Muğla Kent Konseyleri Birliği Sözcüsü ve Menteşe Kent Konseyi Başkanı Egemen Balaban, TEMA Vakfı Etraf Siyasetleri ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Eylem Tuncaelli, Hekim Dr. Ferit Turan, ICLEI Avrupa Politika ve Savunuculuk Lideri Gökçen Şahin Licha, Eğitimci ve Müellif Hamdi Topçuoğlu, MUÇEP Milas Sözcüsü Sevinç Tuncer, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sebahat Genç, Milas Kent Kurulu Lideri Dr. Ümit Özbek ve Uzman Klinik Psikolog Yiğit Nur Alkaya Özdemir konuşmacı olarak katılacak.
“YAVAŞ ÖLÜM” BELGESELİ İLE AKTİFLİK SONA ERECEK
Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından 10 Ekim 2025 Cuma günü saat 09.00’da Milas Belediye Evlendirme ve Toplantı Salonu’nda başlayacak aktiflik, direktörlüğünü İlkan Nişancı’nın üstlendiği “Yavaş Ölüm” belgeselinin gösterimiyle sona erecek. TEMA Vakfı tarafından desteklenen ve Afşin-Elbistan Termik Santralleri’nin etraf ile insan sıhhati üzerindeki yıkıcı tesirlerini bahis alan belgesel, birinci gösterimini Altın Koza Sinema Festivali’nde yapmıştı.
BAŞKAN ARAS: “DOĞAYLA UYUMLU, ADİL VE SAĞLIKLI BİR HAYAT İÇİN ÇABAMIZI SÜRDÜRECEĞİZ”
Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, sempozyuma ait yaptığı açıklamada şu sözleri kullandı: “Artık çok net biliyoruz ki; tabiata karşın kurulan hiçbir kalkınma modeli sürdürülebilir değildir. Toprağını kaybeden bir ülke, sıhhatini, kültürünü ve geleceğini de kaybeder. Biz Muğla’dan yükselen bu sesle yalnızca etrafımızı değil, ömür hakkını savunuyoruz. Yabanî madenciliğin, termik santrallerin ve kirli yatırımların gölgesinde bir gelecek yok. Bilimin ışığında, tabiatla uyumlu, adil ve sağlıklı bir ömür için uğraşımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”